Hanbelî mezhebinin akîdesini öğrenmek isteyenlerin yaptıkları en büyük hatâ, Ebû’l-Ferec İbnü’l-Cevzî’nin "Def’u Şübheti't-Teşbîh" kitabından başlamalarıdır. Esas olan: Hanbelîlerin medreselerinde ve vakıflarında âdet olduğu üzere akîdede okutulan temel müfredatı takip etmek, onların hâl tercümelerine ve hayat hikâyelerine vâkıf olduktan sonra da Ebû’l-Ferec’in kitabını sona bırakarak Hanbelîlerin eserleri üzerinde yavaş yavaş durmaktır. Bunun sebebi, söz konusu kitaptaki işkâller okuyucunun zihnini karıştırabilir ve bunların mezhepte ve imâmları nezdinde kabul edilen şeyler olduğu inancına sevk edebilir. Nitekim ilk bilginin daima kutsallığı vardır. Özellikle okuyucunun bu sahada takip etme ve okumada sabrı varsa, seneler boyu süren okuma ve incelemeden sonra bu kutsallık zihinlerde silinir. Hanbelî mezhebini kötü anlamakla imtihan edilen değerli araştırmacıların çoğunun bu kitaptan başladıklarını fark ettik.
Kitaptaki işkâlleri şöyle özetleyebiliriz (Hanbelî olsun veya olmasın, kitapta kimsenin ayrışmayacağı pek çok doğru olduğunu vurgulamakla beraber):
1- Ebû’l-Ferec’in Hanbelîlerin akîde terimlerini kendi anlayışına göre yargılaması; örneğin zâhir lafzının muradı. (Oysaki Hanbelîlere göre) bu lafızla kastedilen; mânânın zâhiri değil, lafzın zâhiri olup mecazı reddetmek, tefvizi ispat etmek ve Allah'tan noksanlığı ve sonradan meydana gelenlere benzerliği nefyetmektir. Bu tür terimler yüzyıllardır Hanbelîlerin kitaplarında anlamları açıklanarak kullanılmışlardır.
2- Onun haberî sıfatların "sıfatlar" olarak isimlendirilmesini eleştirmesi. Bu isimlendirme başta İmâm-ı ‘Azam ve diğer Hanbelîler olmak üzere, Ebû’l-Hasan, İbn Fûrek, Bâkillânî, Beyhakî ve diğer mütekaddim Eş’arîlerin kitaplarında devam edegelmiştir. Onun söylediğine göre bu isimler mücessime olmalıdır.
3- "Sıfat-ı zâtiyye" terimini eleştirmesi. Hanbelîlerin bununla kastı, izâfi sıfatın veya fiil sıfatının mukabili olarak bunun Zât’ın sıfatı olmasıdır. Yoksa manevî sıfatların mukabili değildir. (Mütercim notu: Yâni bunları manevî sıfatların mukabili olarak Zât'ın kısımları olarak ispat etmiyorlar.)
4- Hanbelîleri, bazı yerlerde te’vîli onaylarken başka yerlerde yasaklamalarından dolayı eleştirmesi. Hanbelîler katında te’vîlin haramlığı mefhumunu video kayıtlarımızda ayrıntılı olarak açıklamıştık.
5- Hanbelîlerin üç imâmı İbn Hâmid, Kâdı ve İbnu’z-Zâğûnî’yi, bazı hatalı oldukları meselelerde eleştirmesi. O da biliyor ki isabet etmedikleri hususlarda kendisinden bir asırdan fazla bir süre önce Hanbelîler onları zâten eleştiriyordu. Kâdı, İbn Hâmid’i eleştirmişti ve Hanbelîlerin geneli ona katılmışlardı. Kâdı’nın İbn Fûrek’in daha önce zikrettiği İbtâlu’t-Te’vîlât'taki hadislere yer vermesindeki hatâsını ise, İbnu’l-Cevzî’den yüzyıl öncesinde Hanbelîler terk etmişler, bunların zayıflıklarını ve bazılarının butlanını bilmişler, onun el-Mu’temed gibi tahrir edilmiş kitaplarında ispat ettiğine dayanmışlardır.
6- Onun Hanbelîleri iki kısma ayırıp bir tarafa Temimîlerin ve İbn Akîl’in takipçilerini, diğer tarafa İbn Hamid, Kâdı ve İbnu’z-Zâğûnî’yi koyması doğru değildir. Övdüğü İbn Akîl, Kâdı’nın en has talebelerinden olup onu en çok yücelten ve onun görüşlerini alan kişidir. Bütün Hanbelîler, bütün imâmlardan ilim alırlar ve hürmet etmek ve yüceltmekle beraber onlara (bazı noktalarda) karşı çıkabilirler.
7- İbnu’l-Cevzî’nin taassupla suçladığı Hanbelîlerin kendi asrında şeyhleri Bâzu’l-Eşheb Şeyh Abdülkâdir el-Geylânî idi. İbnu’l-Cevzî’nin eleştirilerinde isabet ettiği tüm noktaları kendisinden bir asırdan fazla öncesinde Hanbelî imâmları zâten eleştirmişti ve bu durum, Şeyh Abdülkâdir de dâhil olmak üzere o imâmların değerini düşürmemişti. Ayrıca şu da belirtilmelidir ki, İbnu’l-Cevzî'nin, aralarında Şeyh Abdülkâdir’in torunu da olan kendi asrının Hanbelî şeyhleriyle anlaşmazlıkları vardı.
Hülasa, bu kitapta yer alan şeyler; ya Hanbelî tefviz aslına aykırı meselelerdir, ya Hanbelîlerin terimlerinin kötü anlaşılmasıdır ya da bir asırdan fazla öncesinde Hanbelîlerin zâten eleştirdikleri doğrulardır. Ayrıca İbnu’l-Cevzî bu kitabı sebebiyle Hanbelîler tarafından eleştirilmiştir.
Bu, usûle dair kısa bir özettir. Ayrıca onun fürûa dair ta’liklerde ve hadis fenninde mezhebin mutemedine muhalefet ettiği yerler vardır ve Hanbelî fürûuyla ilgilenenler bunları bilirler. el-Muvaffak İbn Kudâme bunlara dikkat çekmiştir.
Bu sebeple bu meselelere girmek isteyenler, evlerin kapılarından girmelidirler. Çünkü ev halkı evinin kapılarını daha iyi bilir. Bunu iyi düşün!
Yaşadığın sürece Hanbelî ol ey kardeşim ve düşmanların husumetine sabret. (Abdurrahman İbnu'l-Cevzi rahimehullah)
21 Ekim 2025
İbnu’l-Cevzî’nin ‘‘Def’u şübheti't-teşbih’’ Kitabı (Dr. Abdurrahman es-Saltî)
Yazan: Dr. Abdurrahman es-Saltî (https://t.me/Abdulrahmansalti/340)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder